SINDIRGI’YA TARİHSEL BAKIŞ

Hazırlayan; Serda AKIŞ
İlçenin yakın tarihiyle ilgili olayları, kişileri, tarihçeleriyle ilgili bilgileri bu köşede takip edebilirsiniz;
HAMAM
Belgelerde bahsedilen hamam yapısı ise şehrin merkezinde, Şerif Paşa Camii’nin hemen güneydoğusunda, Ilıca Deresi boyuna inşa edilmiştir Hamamlar, temizlik dışında, evlilik, doğum ve eğlence ile ilgili birçok sosyal olaya sahne olması bakımından, Türk toplumsal yaşamında oldukça önemli bir yere sahiptir. Hamamda geçirilen saatler günlük yaşamın doğal bir uzantısı gibidir. Bu açıdan Sındırgı Hamamı da şehir merkezindeki önemli çekim noktalarından birini oluşturmaktadır.
Hamam, dikdörtgen planlı bir ılıklık, kareye yakın planlı bir sıcaklık ve su deposundan oluşmaktadır. Soyunmalık mekanı mevcuttur inşa malzemesi olarak köşelerde düzgün kesme taş, diğer yerlerde kaba yonu taş ve moloz taş kullanılmıştır. Saçak ve bacalarda ise tuğla malzemeye yer verilmiştir. Yapıya giriş, doğusundaki dere boyunca uzanan soyunmalık mekanından sağlanmaktadır. Bu tarihi bina 2021 yılına kadar harap durumda kalmışsa da, 2021 yılı Şubat ayında yapılan proje ile restore çalışması başlatılmış olup, 2022 yılı sonuna kadar bitirilerek yapı turizme kazandırılmış olacaktır.
KEMERLİ KÖPRÜ
Yerleşimin merkezini oluşturduğunu düşünülen Şerif Paşa Camii çevresindeki bir diğer yapı, Camii’nin güneydoğusunda Ilıca Deresi üzerinde bulunan Kemerli Köprü’dür. Doğu-batı yönünde uzanan ve şehrin iki önemli mahallesini birbirine bağlayan köprü, tek gözlü ve sivri kemerlidir. İnşa malzemesi olarak kemer ve korkuluklarda düzgün kesme taş diğer yerlerde kaba yonu taş kullanılmıştır. Genişliği yaklaşık 2,5 m, uzunluğu ise 13 m olan köprünün döşeme taşlarının yakın bir geçmişte yenilendiği gözlenmektedir. Köprünün kuzeyindeki kemer kilit taşı üzerinde dört satırlık bir kitabe levhası bulunmakla birlikte yazılar zamanla tahrip olduğundan günümüzde kitabeyi okumak oldukça güçtür. Ancak tahribatın daha az olduğu bir dönem kitabe metni okunabilmiştir.
CÜNEYT KEMER KÖPRÜ
Tarihi köprü, ormanlık bir alanda, kendi ismiyle anılan dere üzerinde yer almaktadır. Kitabesi bulunmayan eserin, yapım tekniği ve üslûbu nedeniyle beylikler dönemi veya Osmanlı ilk dönemine ait olduğu düşünülmektedir. Cüneyt Bey adlı bir şahsiyet tarafından yaptırıldığı rivayet edilen eser, moloz taş ve kesme taştan örülmüş olup, oldukça geniş yarım daire formlu tek bir gözden meydana gelmiştir.
