Sındırgı Gundem

ŞİDDET HAFİFLEDİ KAFALAR YİNE KARIŞIK

ŞİDDET HAFİFLEDİ KAFALAR YİNE KARIŞIK

Son günlerde artçı sarsıntıların şiddetinde azalma görülüyor. Ancak uzmanların kafa karıştıran açıklamaları devam ediyor. Sözbilir 3 ve 3.5 civarında artçı olmamasının yeni stres birikimine yol açacağını bunun da bir deprem riski oluşturduğunu belirtiyor. Sözbilir; “Sındırgı’da bir deprem daha yaşanma tehlikesi olduğunu belirtip “Sındırgı’da artçılar 20 bini aşmış durumda, son 3-4 gündür durağanlık var. 3-4 büyüklüğünde olan artçılar durdu, bu iyi bir şey değil, fayın stres biriktirdiği, gerilimin arttığı anlamına gelir” dedi.

DEÜ Bilim Kafe Sohbetleri kapsamında gerçekleştirilen ‘Deprem ve İzmir’ etkinliğinde konuşan Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM) Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, “Türkiye’de 1975-1999 yılları arasında yapılan binalar zemini tanımadan yapılmış. Deprem olduğunda o dönemde yapılan binalar hasar görüyor ve yıkılıyor. Geldiğimiz mevcut yapı stokumuz depreme dayanıksız. Çünkü binaların büyük çoğunluğu 1999’dan önce yapılmış. Günümüzde kentsel dönüşüm konusu var, başta gecekonduyu dönüştürme mantığı ön plandaydı, daha sonra 2020’li yıllardan sonra kentsel dönüşümün doğal afet eksenli olması gerektiği ortaya çıktı” ifadelerini kulandı.

Faylar ölebiliyor ama ölü fay yeniden canlanabiliyor. Sındırgı’da fay haritasında olmayan faylar deprem üretiyor” dedi.

Sındırgı da 10 Ağustos’ta 6.1 büyüklüğündeki depremden sonra artçıların dağa doğru büyüdüğünü aktaran Prof. Dr. Sözbilir, “Dağın içindeki bazı faylar kırıldı. Bu depremde kırılması gereken Sındırgı fayı kırılmadı. Arazi çalışmalarında dağların ölü faylarla dolu olduğunu tespit ettik. Ardından ikinci deprem oldu. Yaptığımız çalışmalar şunu gösteriyor; Sındırgı’da bir deprem daha yaşanma tehlikesi var. Bölge afete maruz bölge olarak ilan edildi, devlet oraya müdahale etti. İlk depremden sonra hasarlı evler boşaltıldı, ikinci depremde ölüm olmadı. Amaç risk azaltmak. Sındırgı’yı boşaltmak olmayacak bir şey” dedi.

Ramazan Demirtaş ise yaptığı paylaşımda;, Sındırgı’da 10 Ağustos’tan bu yana süren depremlerle ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Sosyal medya hesabı üzerinden değerlendirme yapan Demirtaş, Sındırgı’da yaşanan sarsıntıların “magmatik kökenli 3 evreli deprem fırtınası” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Kirli ve hayali büyük deprem senaryolarına inanmayın” diyen Demirtaş, “Her türlü rant peşinde olanlara prim vermeyin” çağrısında bulundu. Deprem fırtınasının üçüncü evresinin sürdüğünü belirten Demirtaş sürecin bir süre daha devam edeceğini ifade etti.

“Gelen 3 ile 4 gün içinde önlem olarak tetikte olmanızı öneririm.” açıklamasının hiçbir bilimsel temeli ve geçerliliği olmadığını, hiçbir şekilde itibar edilmemesi gerektiğini belirterek, “Dikkate almayın Bu açıklamadan dolayı boşuna tedirgin olmayın” ifadelerine yer verdi.

Diğer taraftan Prof. Dr. Naci Görür, Yer bilimci Okan Tüysüz ve Prof.Dr. Övgün Ahmet Ercan’da ilçede büyük bir deprem beklemeyen isimler. Prof. Dr. Osman BEktaş’a göre ise artçıların azalması fayın büyük ölçüde rahatladığını ve ana kırığın sönümlenme aşamasına girdiğini gösterebilir. Gerilim ya azaldı ya da çevre segmentlere dağıldı. Bu durum yeni bir deprem işareti değil, artçı sürecinin doğal sonucu da olabilir. Necip KARATUNA

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ