KONUK KALEM

DEPREMLE YAŞAMAK!
RAMAZAN DEMİR
Sındırgı merkezli 10 Ağustos’taki 6.1 büyüklüğündeki deprem sonrası bölge adeta beşik gibi.
Artçı deprem sayısı 10 bin 600’ü buldu.
Bunlardan 43’ü 4.0 üzeri.
Uzmanlar dikkat çekici buluyor bu sarsıntıları.
Ölüm korkusu yaşamasam da deprem psikolojisi çok farklı.
6.1’den sonra hemen gece her an sallanıyor gibi bir his içerisindeyim.
Sürekli avize ve duvardaki eşyalara bakıyorum. Acaba gerçekten sallandık mı diye. Ardından AFAD ve Kandilli Rasathanesi hesaplarını kontrol ediyorum. Artık böyle bir davranış şekli benim için rutine dönüştü 10 Ağustos’tan bu yana.
1999 depreminden sonra Sakarya’dan gelen yakınlarımızın evde otururken en küçük bir kıpırtıda yaşadıkları panik halini şimdi daha da iyi anlıyorum.
Birinci derecede deprem kuşağında yer alsak bile, oturduğumuz konutların depreme dirençli olduğundan emin olsak böyle bir psikolojiyi hangimiz yaşar ki!
O sebeple şehrin yerel yönetimleri kentsel dönüşümle ilgili ellerini çabuk tutmalı.
Çok geç kaldı Balıkesir, çook..
Milletvekilleriyle iktidar partisi yöneticileri de bu konuda koşulsuz destek vermeli şehrin belediye başkanlarına..
Aksi halde
o vakit geldiğinde
bizler kendi hesabımızı bir şekilde veririz de,
sizler tüm şehrin hesabını nasıl verirsiniz bilemem.
Bizler deprem ile yaşamayı biliyoruz bilmesine de, eksik olan başka bir şeyle var hayatımızda.
Her nedense sorumluluklarını yerine getirmemekte direten yöneticiler deprem sarsıntısından daha çok bozuyor psikolojimizi.
Ez cümle;
Laf değil, icraat bekliyor, depreme dirençli mahalleler istiyoruz.
Rabbim deprem bölgelerindeki kardeşlerime güç, sabır versin.
Afatından tüm masum insanları korusun
