Sındırgı Gundem

ANILARDAKİ SINDIRGI

ANILARDAKİ SINDIRGI

Simavlı Gazeteci Alaattin Gürırmak 1970 li yıllarda Simav’dan İzmir’e gidip gelirken yaşadığı anıları kaleme aldı.

Halen İzmir’de yaşayan Gürırmak’ın aralarında Sındırgının da yer aldığı anılarındaki paylaşımını 2 bölüm halinde yayınlıyoruz;

(1)

“BU anı yazım ilk defa 9-Mart-2021 tarihinde paylaşılmıştır.*ALAATTİN GÜRIRMAK

HATIRALARIM-

BALIKESİR SINDIRGI KERTİL DAĞI BEŞÇEŞMELER KIR KAHVESİ PINARINDAN SU İÇTİĞİM YILLARDI….

***Memleketimin eski Simav otobüsleri yol güzergahlarında çok dur-kalk yaparlardı…mesela bir köyden geçerken üç kere durup yolcu alıp bindirdiğini bilirim…aynı köydeki bu yolcular araları 40-50 metre ya var ya da yoktur…köyün aynı noktasından biniverseler tüm yolculara iyilik yapmış olabilirlerdi…Sanıyorum yıl 1973 yılı filandı…3 yıl önce Babamı Simav ovasında bir  tarlada buğday ekini kaldırırken Hak’ka yürümüş olduğundan yetim kalmıştım…

Rahmetli Anam yılın 6 ayı olan Nisan-Eylül ayları arası İZMİR gurbetine gider tütün yaprağı işleme mağazalarında kol işçisi olarak çalışan emekçi kadındı…

Ben o yıl Simav Ortaokuluna gittiğimden Yeni Mahalledeki evimizde tek başına kendi kendimi kavzamaya çalışır okul saatleri dışında çarşıdaki bir fotoğrafçı dükkanında çıraklık sonrada kalfalık yapardım….Annem bütün kış Mahalledeki komşularımızın halı tezgahlarında halı dokuma işinde çalıştıktan sonra üstüne bir de İzmir’e tütün mağazalarına çalışmaya gider para biriktirmeye giderdi…çünkü kaldığımız eski püskü bir göz odasında hıfs olduğumuz bu ev akrabalarımızla hisseli olduğundan bir evimiz yoktu….Annem İzmir’de çalışır çalışır biriktirdiği paralarını  hisseli evin tapusunu üzerine almaya çalışırdı ama heyhat bu evin müstakil tapusunu bir türlü üzerine alamazdı…

Herhalde biriktirip hisse sahiplerine verdiği para az geliyordu….

Dolayısıyla mecburen İZMİR yollarına mecbur kalıyordu…Simav’da Halı dokumaktan, ovadaki komşuların tarlalarına gündelik çalışmaya gittiği paralar belli ki yetmiyordu…..İşte ben 10 yaşında yetim kalmış çocuk olarak Simav’daki okulum kapanınca Haziran ilk haftalarında İzmir’de giyeceğim iç çamaşırlarım ve yolda yiyeceğim ekmeği bir bez çıkıya sararak bağlar Arpalık mevkiindeki (şimdi sebze pazarı) garaja gider İzmir postası otobüsüne biner en arkadaki 5’li boş koltuklardan birine oturur hareket saatini beklerdim….Otobüs hareket ettiğinde eğer bu en arkadaki koltukların numaralı biletli müşterileri gelmezse benim için ne iyi olurdu…İzmir’e kadar oturarak gitmem demekti…

Yok eğer en arkadaki bu koltukların otobüs yazıhanesinden verili biletli gidecekleri olursa ayakta İzmir’e kadar gideceğim demekti….Simav otobüslerinde o yıllar bedava yolculuk yapanlara bir isim veriliyordu ama şu an aklıma gelmedi…Otobüsçüler o yıllar gurbetten memleketine dönecek ama bilet parası olmayanlara bir-kaç koltuk kontenjan ayırır…Hayır olsun diye ücretsiz taşırlardı….

Bende o çocukluk yıllarımda işte onlardan biri idim. (DEVAM EDECEK)

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ