NALINA MIHINA

-Necip KARATUNA
“ABESLE İŞTİGAL SENFONİSİ”
– Huzur hakkı alıyorsun…
– Almıyorum, ispat edemezsen şerefsizsin.
– İspat edersem istifa edecek misin…?
– İspat et istifa edeceğim…
– İspat ettim, istifa et
– Huzur hakkı yasal hakkım
– 52 bin aldığımı ispat edemedin, net 44 bin alıyorum.
Bunlar kim? Biri iktidar partisinin ilçe başkanı, diğeri muhalefet partisinin belediye başkanı. Nerenin? SINDIRGI’NIN
Neyden haberleri yok gibi davranıyorlar? Sındırgı’dan.
İlçe göç veriyor, nüfus hızla azalıyor, ekonomi çöküyor, para yok diye bankalar giderken, kalan parayı da 17 market götürüyor, yapılaşma sorun, yapı stoğu kaçaklarla dolu ve bunların üstüne üstlük DEPREM.
6.1lik depremin ardından 1 ayı geçkin süredir insanlar çadırlarda yatıyor birlik beraberlik içinde olunması gerekirken iştigal edilen konulara bakın.
Madem derdiniz Sındırgı, ‘ayrıştırıcı yerel siyasetçi anlayışını yıkarak’ gidip de; “Eyyy Devlet Baba, Sen Bizim Yolumu Aldın, En Büyük Gelirimiz Olan Tütüne Kota Koydun, Sıcak Suyumuzu Başkasına Verdin, Hükümet Olarak 3 Dönem Dayattığın Belediye Başkanı Sayesinde İlçemiz Köye Döndü, En Son Depremle Belimiz Büküldü. Yitirdiklerimizi Yatırım Olarak Geri İstiyoruz” diyebilecek bir yerel siyasetçi ‘delikanlı’ babayiğit- babayiğitler çıkar mı? Hodri Meydan…
HALK EĞİTİM MERKEZİNİN YIKILMA KARARI ÜZERİNE.
2020 yılında Deprem Tahkik Kurulunca ilçedeki Milli Eğitime bağlı tüm kurumlarda denetimler yapıldı. Depreme dayanıksız olduğu belirlenen okullar; Sındırgı Lisesi, Cumhuriyet Ortaokulu, Kurtuluş ilkokulu apar topar yıkıldı. Soru şu; 2020 yılında yapılan kontrollerde Halk Eğitim Merkezi depreme dayanıklı mı çıktı? Dayanıklı değil idiyse bunca zaman neden yıkılmayıp bekletildi? 10 Ağustosta 6.1 şiddetinde meydana gelen depremde o an mı ağır hasarlı oldu? 2020 yılında yapılan denetim ve incelemeler yetersiz miydi veya hatalımıydı ki yıkım kararı verilmedi. O zaman sağlam raporu verilen ve nice depremler görmüş 88 yıllık Halk Eğitim Merkezi binası 5 yılda mı dayanıksız hale geldi? Son 6.1 lik depremde yıkılsaydı ve can kaybı yaşansaydı sorumlusu kim olacaktı?
Şimdi güçlendirmek yerine neden ısrarla yıkılmak isteniyor?
